Halil SAVDA
Aralarında Ayşen Gruda, Özge Borak, Berna Laçin’in de olduğu çok sayıda sanatçı bir video aracılığı ile seçmenlere çağrı yaptı:
‘Gündüz sandık başına, akşam sandık peşine.’
Videonun yayımlandığı gün Erdoğan’ın kapalı bir toplantıda yaptığı konuşma basına sızdı;
„Herkesten önce bizim sandık görevlimiz okula giderse ve
müşahit takviyesiyle sandık kurulunda çoğunluğu alırsak İstanbul’da
başlamadan işi bitirmiş oluruz.“
Ana soru şu:
Seçimin adil olduğu yerde sandık hakimiyeti neden seçimi daha başlamadan kazandırsın?
Çünkü Türkiye’de son birkaç seçim hep şaibeli geçti.
Çünkü AKP iktidarı 1 Kasım 2015 Milletvekili seçimi ve Cumhurbaşkanlığı referandumunda oyları çaldı.
Çünkü Erdoğan seçim demokrasisine inanmıyor ve oy çalmadan kazanamayacağını biliyor.
Erdoğan’ın sözleri malumun ilanı! Bu sözlere şaşırmadım ve kimsenin de şaşırdığını sanmıyorum.
Türkiye’de sandık güvenliği sağlanmadan seçim kazanmak imkansız. Herkesin bunun idrakında olması gerekiyor.
Erdoğan’ın sözlerinin basına sızması iyi oldu, çünkü sandık güvenliğinin önemini arttırdı.
24 Haziran’da bütün partilerin hatta partisiz olanların
sandığa sahip çıkmaları hayatidir. Seçmen oyunu kullanarak görevini
yapacak, partiler ve partililerden seçmenin oyuna sahip çıkarak, oyları
yalnız bırakmayarak sahip çıkacaklar, çıkmalılar.
Sanatçıların video mesajı oyları yalnız bırakmamak için
iyi bir duyarlılık oluşturdu. Video mesajı şaibeleri önlemek ve sandıkta
hileyi engellemek bakımından önemlidir.
HDP, CHP, İYİ Parti ve Saadet Partisi ortak bir koordinasyon ve çalışma ile şaibeyi önleyebilirler!
Şair der ki ‘ya hepimiz birleşip güzel bir ülke yaratacağız ya da hepimiz tek tek kaybedeceğiz!’
Erdoğan iktidarı mafyatik ve ceberrut. İktidarda bulunduğu 16 yılda ülkeyi mafetti; hukuk, demokrasi ve ekonomi iflas ediyor.
Nasıl bu hale geldi?
Abartılı bir lüks, zorba bir iç yönetim, analizden yoksun
hamasi bir dil, öngörüsüz bir dış politika ile… Türkiye ilk defa Erdoğan
rejimi ile batıdan yüz çevirdi.
Irkçı ve demokrasi kültüründen yoksun bir adam. Nerede
Kürtlüğe ve demokratlığa dair bir gelişme varsa bastırıyor; Gazi ve
Gezi’de katliam yaptı, Meclis ve hükümet kabinesini işlevsiz kıldı ve
bütün yetkileri kendinde topladı, Roboskî’de Kürt köylülerini katletti,
Efrîn’i işgal etti, DAİŞ’i Şengal ve Kobanê’ye saldırttı, Cizre, Sur,
Gever ve Şırnak’ta halkın özyönetim talebini kana bulandı ve binlerce
Kürt öldürdü, şimdi ise Kandil’i işgale hazırlanıyor!
Erdoğan burada durmaz!
Tam da bu nedenle onun gitmesi için ona muhalif olan herkesle bir ve birlik olma çabasında.
Türkiye toplumu nispide olsa demokrasinin ne demek
olduğunu biliyor. Türkiye’de güçlü bir demokratik mücadele geleneği var.
Tamda bu nedenle Türkiye toplumu bir ilki gerçekleştirebilir; diktatörü
sandıkla devirebilir.
Sandıkla giden diktatör yok, lakin bu defa olabilir!
Erdoğan kaybederse hepiniz kazanırsınız; Türkiye normalleşir, savaş, katliam ve kriz biter.
Erdoğan kaybetmeye hiç bu kadar yakın olmamıştı; muhalefet hiç bu kadar kazanmaya odaklanmamıştı!
Erdoğan aynı gün aynı toplantıda yapmış olduğu konuşmada
‘kazanmamız için HDP baraj altında kalmalıdır, bunun için
çalışacaksınız’ dedi.
Hiç kimse Erdoğan kadar HDP’nin barajının üzerine çıkmasının önemini anlatamazdı!
HDP barajı geçerse Erdoğan’ın iktidarı yok olur! Erdoğan
bunun farkında; muhalefet sol, demokrat, liberal ve yurtsever seçmenleri
bu hususta duyarlı kılarsa bizlerin zaferi kaçınılmaz olur.
Tam da bu nedenle Erdoğan HDP’den bir teşekkürü hak ediyor(!)
CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, ÖDP ve sol demokratik çevreler HDP’yi yükseltmelidir.
Avrupa seçimlerini takip eden siyasi parti temsilcileri
ile görüştük ve 7 Haziran 2015 seçimlerine göre kullanılan oy sayısında
artış olduğunu lakin beklentileri karşılamadığını söylediler.
Diktatör neden sandıkta devrilmesin…!
Bu şans var ve bir ilki gerçekleştirmek bir adım yakınındaki sandıkta olabilir!
Oy kullanmak gerekiyor.
HDP yükselirse AKP düşer.
Umut var ve bu umudu büyütme zamanı.
Yorumlar
Yorum Gönder