HDP eski Eşbakanı Figen Yüksekdağ, “Bu
ülkenin geleceğine inanan tüm halkları olarak kendi kilidimizi elimize
alacağız, kendi kapımızı kendimiz açacağız. Hala o barajı sadece HDP
için tutuyorlar ama biz yine yerle bir edeceğiz” dedi.
HDP eski Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ tutuklu yargılandığı
Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 5’inci duruşması görülmeye başlandı.
Sincan Kampüs Cezaevi duruşma salonunda yapılan duruşmaya gazetecilerin
telefonları ve bilgisayarları alınmadı. Duruşmayı HDP Eşbaşkanı Pervin
Buldan, Kadın Meclisi Sözcüsü Dilan Dirayet Taşdemir, Eşbaşkan
Yardımcıları Ayşe Acar Başaran, Garo Paylan, Grup Başkanvekili Filiz
Kerestecioğlu ile HDP’li vekiller Bedia Özgökçe Ertan, Ertuğrul Kürkçü,
Mahmut Celadet Gaydalı, Mehmet Ali Aslan, Mizgin Irgat ve beraberinde
HDP PM, MYK ve Kadın Meclisi üyeleri takip etti. Uluslararası heyet
duruşmaya yine alınmadı.
Yüksekdağ, izleyicileri ve avukatları selamlayarak, savunmasına başladı.
Bize karşı suç işleniyor
Somut bir suç isnadı olmaksızın tutuklu yargılanmaya devam
edildiğini; siyasetçi olarak görevini yapmaktan alıkonulduğunu ve
kendilerine karşı suç işlendiğini belirten Yüksekdağ, “Bizlerin
siyasetteki görevimizden alıkonulması bütün bir seçmen kitlesine karşı
siyaset kurumuna karşı işlenmiş bir suçtur. Bu suçun birinci müsebbibi
iktidardır. Yargı kurumu haksız tutuklulukları sürdürerek siyasi erk
tarafından işlenen suçun payandası haline dönüştürülmeye çalışılıyor”
dedi.
İktidar kamu düzenini bozdu
Yüksekdağ’ın savunmasının devamının bazı bölümleri özetle
şöyle: “Bizi kadar kamu düzenini bozmakla yargıladılar ama siyasi
iktidar bugün kamunun en temel mekanizmalarına müdahale ederek kamu
düzenini bozmuştur. Bu toplumun kayışını koparmıştır. Temel kurumlar bu
kadar tahrip edildikten sonra panik seçim kararı almak toplumu bu
krizden kurtarmaya yetmeyeceği çok açık. Seçime giderken mahkeme
salonlarında yargılanıyoruz.
Seçme hakkı kaldırılıyor
Seçimlerin gerçekleştirildiği böyle bir atmosferde Türkiye
toplumunun seçme hakkı ortadan kaldırılıyor. HDP’nin milletvekilleri
DBP’nin belediye eşbaşkanları hapiste, halkın seçme ve seçilme
hürriyetinin dört duvara hapsedildiği koşullarda nasıl özgür seçim
geçekleştirilebilir. Bizler bu mahkeme salonlarında yargılanmaya devam
ettiğimiz müddetçe bizlere esaret politikası uygulandığı müddetçe
Türkiye toplumu kendisine dayatılan esareti aşamayacaktır. Siyasi
iktidar kamusal gelişmenin önünde bir engele dönüşmüştür
Yine siyasetin merkezindeyiz
Bizim savunduğumuz değerler dört bir yandan yankılanıyor.
Bu sesi susturamıyorlar. Bizi sözde siyasetin dışına ittiler, bugün 1,5
yıldır hapishanede olan değerli yoldaşlarımızdan birisi cumhurbaşkanı
adayımız Demirtaş yine siyasetin merkezindedir. Bizden korkuyorsunuz
biliyoruz. 5,5 yıl geçse de başaramayacaksınız.
Çökmedik, dimdik ayaktayız
Bir bakmışsınız ikinci tura çıkacak bir bakmışsınız
kabusunuz gerçek olmuş cumhurbaşkanı olmuş. Tüm arkadaşlarımız sizin
karşınızda gerçeği haykırmaya devam edecek. Biz gerçeğin aynasıyız.
İster duruşma salonundan olsun, ister seçim meydanlarında, ister
hapishanelerde olsun. Milyonların sesini kısamazsınız; milyonlar,
Demirtaş kılığında yine karşınızda.
Onlar tutuklanırsak çökeriz zannediyorlardı ama çökmedik,
dimdik ayaktayız. Biz kendi gövdemizi değil, bu halkın iradesini
taşıyoruz.
İktidarın ömrü tükendi
Bu iktidarın ömrü tükenmiştir. Siyasi iktidar kendisini
çürütürken Türkiye toplumunu çürütmeye hakkı yok. İster içeride ister
dışarıda olalım her durumda mücadelemiz devam edecek.
Demirtaş serbest bırakılmalı
Ben hiçbir mahkemeden tahliye talep etmedim ama bir yargı
organının, siyasi erkin şu manzaraya bakması lazım. Bu ülkede çok büyük
bir çarpıklık yok mu? Türkiye’de bir sistem değişikliği yapıyoruz
diyeceksiniz, iki seçimi aynı anda yapacaksınız ve bu sandıkların
kurulduğu dönemde demokratik kriterleri elinizin tersiyle iteceksiniz. 6
tane cumhurbaşkanı adayı var. Hepsi kendi mitingini seçim çalışmasını
yapabilecek ama tek bir aday bu seçimlere hapiste girecek. Bunun dünyada
örneği yoktur. Seçim sürecini yöneten YSK başta olmak üzere Demirtaş’ın
ve bizlerin yargılandığı mahkemeler; ben bugün kendim için tahliye
istemiyorum ama Demirtaş için tahliye istiyorum. Halka borcu gereği,
sorumluluğu gereği çıkıp özgür şartlarda seçim çalışması yürütmelidir.
İnanıyor ve güveniyoruz
Ben umudumu koruyorum halklarımıza güvenimi koruyorum.
HDP’nin programına inanıyorum. Bu zamana kadar yargılandığımız hiçbir
şey başımızı yere eğecek şeyler değildir. Sorulan sorular kapsamında
acaba demedik, o kadar sözlerimize inanıyorduk bugün de bu güvenle
konuşuyoruz. Bundan sonra da bu umut ve güvenle hareket edeceğiz.
Asıl tutsaklık Saray’da
Asıl tutsaklık bu mahkeme salonlarında değil, Saray’da
yaşanıyor. Kendi kibirlerine, öfkelerine tutsak olanlar bu tutsaklığın
bedelini tüm ülke halklarına ödetmeye çalışıyor. Bizler dört duvar
arasına konulduğumuz için panik içinde değiliz, geleceği güvenle
bakıyoruz ama kibirlerine tutsak olanlar geleceğe umutla bakamıyor.
Bedeniz tutsak olsa da bilincimiz de irademiz de sokakta, seçim
meydanlarında mücadele meydanlarında. HDP’nin 5 binin üzerinde
tutsağına, seçilmişlerinin siyasi baskı altında olmasına, seçilmişleri
esaret altında olmasına rağmen nasıl direndi ise 24 Haziran’da da
varlığı en güçlü şekilde ortaya koyacak; bu ülkenin geleceğine yine
mührünü basacak.
HDP yine kilit parti
HDP 24 Haziran’da kilit partidir. Bu kilidi bertaraf
etmeyin, iyi kullanıp toplumun aydınlık geleceğine geniş bir kapı
açabilirsiniz dedik ama siyasi iktidar kendisini hem kapı hem kilit hem
yol sandı. Bu ülkenin geleceğine inanan tüm halkları olarak kendi
kilidimizi elimize alacağız, kendi kapımızı kendimiz açacağız. Hala o
barajı sadece HDP için tutuyorlar ama biz yine yerle bir edeceğiz. Buna
da herkes emin olsun.”
Yüksekdağ’ın avukatları savunmaların ardından
dokunulmazlıkların kaldırılmasında yapılan değişikliğin Anayasa’ya
aykırı olduğu ve Anayasa’ya aykırılık iddiasının Anayasa Mahkemesi’ne
taşınmasını, dosyanın HDP cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ın
tutuklu bulunduğu ana davayla birleştirilmesini talep etti. Avukatlar,
Yüksekdağ’ın tahliyesini de talep etti. İddia makamı ise avukatların
talepleri reddedilmesi ve Yüksekdağ’ın tutukluluk halinin devamına karar
verilmesini istedi.
Mahkeme heyeti, Yüksekdağ’ın avukatlarının taleplerini
reddetti. Yüksekdağ’ın tutukluluk halinin devamına kararı veren mahkeme,
bir sonraki duruşmayı 6 Temmuz’a erteledi.
Yorumlar
Yorum Gönder