Cezaevlerinde her şey işkenceye dönüştürülüyor!

Zindana sığmayan sesler... 2017’nin Temmuz ayında arkadaşları Cemalettin Gürsoy ve Mustafa Aytaş ile birlikte spor sahasına gitmek istemiş Ercan Binay. Sise Bingöl 1025 hasta tutsaktan yalnızca biri.

24 Nisan 2018 Salı | Forum
 

Hazırlayan: Zabel MİRKAN

2017’nin Temmuz ayında arkadaşları Cemalettin Gürsoy ve Mustafa Aytaş ile birlikte spor sahasına gitmek istemiş Ercan Binay. İddiaya göre sahaya götürülürken aramaya karşı çıktıkları için arama yaptırmadan gitmek istemişler ve bu isteklerine karşı çıkan görevliyi “darp” etmişler. Olayın aslı böyle olmamasına rağmen tutsaklar bu suçlamayla hücre cezası almış ve haklarında dava açılmış. Spor hakları ellerinden alındığı gibi bir de aylar süren iletişim cezaları almışlar ve tekli hücrelere konmuşlar. Tutsaklar kimseyi darp etmemiş, hapishanedeki görevliler ayakkabılarını çıkartıp yere vurmalarını istemişler, yani kendi aramalarını yapmalarını istemişler, onlar da bu dayatmayı kabul etmemiş.

Ya Segbis ya tek tip
Yaklaşık dört-beş aydır ise tutsaklara yönelik kimlik taşıma dayatması var. Kimlik taşımayı kabul etmedikleri için hiçbir yere çıkarılmıyorlar. Hücrelerinin kapısı sadece sayımdan sayıma açılıyor.  Ziyarete, telefona, revire, spora, berbere; kısacası hiçbir yere çıkarılmıyorlar. Tek tip elbise henüz pratiğe geçirilmese de ayak sesleri kendini derinden hissettirmiş. Ercan Binay, Görülmüştür ekibine yazdığı mektupta tek tip elbise dayatmasıyla ilgili şöyle diyor: “Düşüncem tek tipin bir araç olduğu. Elbette ki bu aracın da kendi içinde amaçları var. Kimliksizleştirip, itibarsızlaştırma... Diğer yandan Segbis sistemini yerleştirmeyi düşünüyor olabilirler. Şunu dayatacaklardır: Ya Segbis'le mahkemeye katıl ifadeni ver ya da tek tipi giy mahkemeye götürelim. Bakalım nasıl olacak?”
Televizyon izlemenin bile zulme dönüştüğünü söyleyen Binay, üç-beş haber kanalının olduğundan ama hepsinin kelimesi kelimesine aynı şeyi söylediğinden şikâyetçi. Hâlâ bekleyen birkaç iletişim cezası olduğu ve kendisine yazılan mektuplar da bu cezalara takılabileceği için mektuplarını Cemalettin Gürsoy üzerinden alıyor. Ve 10 ay kadar sürecek hapishane yönetiminin bu yaptırımı.


Mektup Adresi:
Cemalettin Gürsoy
Elazığ 2 No’lu Yüksek Kapalı Ceza İnfaz Kurumu / Elazığ 



78 yaşındaki Sise Nine’den neden korkuyorsunuz?


İnsan Hakları Derneği (İHD) 2016-2017 Yılı Hapishaneler Raporu’na göre, 22 Haziran 2017 itibariyle, cezaevlerinde 357’si ağır olmak üzere toplam 1025 hasta mahpus var. Adalet Bakanlığı’nın verdiği bilgilere göre ise 2017 yılı Şubat ayı itibarı ile Adli Tıp Kurumu raporuyla ağır ve sürekli hastalığı belgelenen tutuklu ve hükümlü sayısı 841’e ulaştı.
Sise Bingöl 1025 hasta tutsaktan yalnızca biri. Peki Sise Bingöl’ün ismini hepimizin duymasına neden olan ne? Sise Bingöl tam 78 yaşında. “Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçlamasıyla ilk olarak Haziran 2016’da tutuklandı. Hakkında, Erzurum Bölge İstinaf Mahkemesi tarafından  4 yıl 2 aylık hapis cezası isteniyordu. Bingöl, üç aylık tutsaklığının ardından serbest bırakılsa da, dokuz ay sonra cezası kesinleştiği için yeniden tutuklandı. Muş'un Varto ilçesine bağlı Badan köyünden Sise Bingöl ya da çoğunluğun deyimiyle “Sise Nine”. Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmesi suçu ise çatışma esnasında kapısını gerillalara açması ve onları evine alması. Kapısını açtığı gerillalar yaşamını yitirmiş, Sise Nine bir de onun üzüntüsünü yaşıyor. Ziyaretine giden akrabalarından biri “E kapıyı açmasaydın ceza almayacaktın bak,” deyince Sise Nine şöyle demiş: Ê ma birayê mi, ti bîyêne to nêgirewtêne zere? (E kardeşim sen olsan içeri almaz mıydın?)

Acilen tahliye edilmesi gerekiyor
Sise Nine tutuklanmadan bir ay önce kalp krizi geçirdiği için hastaneye kaldırılmış. Ciddi sağlık sorunları nedeniyle kendisine “hayatını tek başına idame ettiremez” raporu verilmiş; ama bu rapor oy çokluğuyla tersine çevrilmiş. Yaşından dolayı ameliyat olması da riskli olan Sise Nine’nin kalp rahatsızlığı dışında yüksek tansiyon, mesanesinde gizli bir hastalık, akciğer hastalığı ve bacaklarındaki problemler gibi pek çok sağlık sorunu var. Geçtiğimiz aylarda acil olarak hastaneye kaldırıldığında kelepçelenerek ring aracına konulduğu için şimdi tedaviyi de kabul etmeyen Sise Nine, başkasının yardımı olmadan yürümekte dahi zorlanıyor. Birilerine veya duvara yaslanarak yürüyor. Bu koşullarda kim için zararlı olduğu bilinmeyen Sise Nine’nin denetimli serbestliğine dahi izin yok. Avukatı Gülşen Özbek konuyla ilgili şöyle diyor: “Biz Sise ninenin denetimli serbestlik yasasından yararlanmasına ilişkin başvuruyu yaptık. Fakat tahliye edilmemesi durumunda başına gelebilecek olumsuz bir durumda yargı mercileri bundan doğrudan sorumlu olacak. Sise ninenin yaşadığı koşullar dikkate alındığında acilen tahliye edilmesi gerekiyor.”

Mektup Adresi ve Bir Not:
Okuma-yazması olmadığı için mektupları kendisi okuyamıyor; ancak yanındakiler ona okuyabiliyor. Anadili Kirmanckî ve Türkçe bilmiyor.

Mektup Adresi:
Sise Bingöl
Tarsus T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu / Mersin


17

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

HABER | KÜLTÜR-SANAT | KADIN | TOPLUM-YAŞAM | DİZİ | FORUM | DÜNYA | KURDÎ | KIRMANCKÎ | YAZARLAR | POLİTİKART | İLETİŞİM | KUNYE | REKLAM
Telefon:+ 49 6102 367690    Fax: + 49 6102 367696     Bilgi:info@yeniozgurpolitika.org     Haber:haber@yeniozgurpolitika.org
© 2016 Yeni Özgür Politika. All rights reserved.

Yorumlar