24 Haziran’da tamamlayalım

"Siz Kürt düşmanlığı yaparak, Kürt illerini yok sayarak var oldukça bir daha Kürdistan’a ayak basamayacaksınız. Madem Mersin’den kurt işareti yaptınız sizin sınırınız Osmaniye’dir. Kürt illerindeki tabelalarınızı bile kargo şirketleri asacak."

25 Nisan 2018 Çarşamba | Haber
 
 


HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli, 24 Haziran’daki seçimler için “Türkiye partisi olduğumuz için Türkiye adayı ile gireceğiz. Güçlü adayla gireceğiz, çünkü bizim programız güçlü. Biz bu programı halklarımızla beraber mücadele tarihimizle yazdık . Bu programı hayata geçirmek için hep birlikte çalışacağız” dedi.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Meclis’te haftalık grup toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıya yaklaşan 1 Mayıs nedeniyle DİSK Genel Başkanı Kani Beko, KESK Eşbaşkanı Mehmet Bozgeyik, KESK’e bağlı sendika temsilcileri ve birçok işçi baretleriyle katıldı. BES Genel Başkanı Serpil Akpınar ve BES üyeleri ise Meclis’e giriş yasağı olduğu gerekçesiyle toplantıya katılamadı. İşçiler toplantı başlangıcında ve konuşma esnasında “Bijî 1 Gulan – Yaşasın 1 Mayıs” sloganları attı.
 Eşbaşkan Sezai Temelli, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Temelli konuşmasına “Bijî 1 Gulan, Yaşasın 1 Mayıs” diyerek başladı. Temelli, toplantıya katılan emek ve sendika temsilcilerini de selamladı.

Çeyrek altın sanıyor
 Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın partisinin grup toplantısındaki konuşmasında “Bu döviz baskısından, lobisinden kurtulacağız” sözlerini eleştiren Temelli, “Şimdi altına geçeceğiz diyor, altını oğluna takılan çeyrek altın sanıyor, o altınlar da dövizle alınıyor senin paranla sakız alamazsın İngiltere’de. Ne yapacaksın altını neyle alacaksın? Bu durumla karşı karşıyayız. Bir akıl yitimi ile karşı karşıyayız” dedi.

İşçi sınıfının en zor günleri
 Temelli, yaklaşan 1 Mayıs nedeniyle iş ve çalışma koşullarına dikkat çekti. Temelli, şöyle devam etti: “Bir hafta sonra alanlarda olacağız. Biz, 24 Nisan-1 Mayıs haftasını, emeğin sorunlarını konuşarak değerlendirmek istiyoruz. 1 Mayıs 1977 hala aydınlatılmadı; bu aydınlatılmadığı sürece Taksim sevdamız bitmeyecek. Başka alanlarda buluşacağız ama Taksim’in hesabını sormaya devam edeceğiz. Türkiye işçi sınıfı tarihinin en zor günlerini yaşıyor. Böylesi bir dönem 12 Eylül’den bu yana yaşanmadı. OHAL rejimi 21 aydır sürüyor. 3 ay daha uzatıldı. Geçenlerde AKP Genel Başkanı işverenlere ‘daha ne istiyorsunuz sizin için OHAL’i uzatıyoruz. İşçilerin grev yapmalarına engel oluyoruz’ diyor. ‘Nankörlük yapmayın’ diyor. OHAL’in en büyük mağdurları işçiler ve emekçilerdir. Kuralsız çalışmanın en ciddi boyutlara ulaştığı dönemi yaşadı işçiler. Bu kuralsız çalışma, düşük ücreti, iş cinayetlerini beraberinde getiriyor.”

Savaş çöküşe sürüklüyor
Savaş politikalarının Türkiye’yi büyük çöküşe sürüklediğini savunan Temelli, şunları ifade etti: “Tüm bunlara dur demek için 1 Mayıs’ta buluşacağız. Mücadelemizi örgütleyeceğiz. Bu iktidardan hep birlikte kurtulacağız. Taşeronu ortadan kaldırıyoruz diyerek gündeme getirdikleri düzenleme boş bir vaat. Hatta bu uygulama yeni ayrımcılıklara yol açtı. Eğer Kürt’seniz, devrimciyseniz, solcuysanız kadroya geçme hakkınız yok.

Taksit taksit ihraç
 Bu dönem KHK’lerle işinden ve emeğinden olanları konuşmak lazım. Ben de KHK ile ihraç edildim. Benim kodum 696 sayılı KHK. 12 Eylül’de 1402 vardı, şimdi taksit taksit ihraç ediyorlar. BES’te birçok emekçi arkadaşımız işinden edildi. Sadece BES’te değil kamu çalışmalarında çok yaygın bir uygulama. Tüm muhalif kesimler ihraç edildi. İhraç edilmeyenler de işten ayrılmaya zorlanıyor. Özellikle BES dosyasına baktığımızda göreceksiniz. Cumhuriyet savcılarının suç duyuruları kovuşturmaya gerek olmadığı gerekçesiyle iade edilmesine rağmen arkadaşlarımız işine dönemiyor. Çünkü temel mesele yandaşlara yeni istihdam alanları yaratmak. 100 binden fazla boşalan kadroya hep iktidar yandaşları yerleştiriliyor. 100 binden fazla ihraç edilenlerin mağdur olmasıyla sınırlı kalmadı. Tüm toplum mağdur oldu. Çünkü kamu hizmetlerinin niteliği düştü.”

İş cinayetleri durmuyor
Emek alanının en ciddi sorunlarından birinin iş cinayetleri olduğuna dikkat çeken Temelli, “2017’de 2 bin 6 işçi cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Bu resmi rakam. Meslek hastalıklarından işte yaşadığı sorunlardan dolayı iş sonrasında yaşamını yitirenleri de sayarsak bu rakam çok daha fazla. Bu yılın ilk üç ayında 400’e yakın işçi yaşamını yitirdi. Yaşamını yitirenlerin arasında çocuklar ve kadınlar da var. En çok kayıp da inşaat sektöründe. Bu emek cehennemine çevrilmiş ülkede iş cinayetleri nasıl bir rejim altında yaşadığımızı bize gösteriyor. Bizler HDP olarak, emeğin sorunlarıyla ilgilenmeye devem edecek, iş cinayetlerinin önlenmesi konusunda çalışmalarımızı yoğunlaştıracağız. İşçi ölümlerinin önlenmesi ancak çalışma yaşamının demokratikleşmesiyle mümkün. Yaşamın her alanı demokratikleşmeden, demokrasiden bahsedemeyiz. Ekonomi de çalışma yaşamı da demokratikleşmelidir” şeklinde konuştu.

Uyuşturucu kullanımında rekor
İşsizliğin ciddi boyutlarda olduğuna işaret eden temelli, şöyle sürdürdü: "Genç işsizliği, üniversite mezunlarında yüzde 30’lardadır. Erdoğan diyor ki ‘ben alkol ve sigarayla mücadele ediyorum.’ Gençlerde uyuşturucu kullanımı AKP döneminde rekor kırdı. Kulanım yaşı küçük yaşlara düştü. Eğer bu tür kaygıların varsa önce uyuşturucu ile mücadele et. Tabi ki sigara alkol ile mücadele etmek toplum sağlığını korumak önemli. Ama bütün gençlerimiz uyuşturucuya sürükleniyor. AKP Genel başkanı ‘ben sigarayla mücadele ediyorum’ diyor. Mücadele dediği de sigara içenin paketini almak."
Ankara Valiliği’nin 1 Mayıs kutlamasında “Bijî 1 Gulan” sloganını yasaklamasına da tepki gösteren Temelli, toplantıya katılanların dakikalar süren “Bijî 1 Gulan” sloganı karşısında “Artık duymuştur” dedi.

En yüksek borçlanma dönemi
Baskın seçim kararının ekonominin içerisinde bulunduğu kriz halinden dolayı alındığını ifade eden Temelli, şöyle konuştu: “7.4 büyümeyi konuşuyorlar. Karşılığında yaşanan iktisadi kriz 24 Haziran seçim kararını aldırdı. Bu büyümenin o denli yüksek maliyeti var ki bu maliyeti yoksul halka yansıtıyor. Bu maliyetin göstergeleri işsizlik, enflasyon ve zamlar. Bu maliyet bununla da sınırlı kalmıyor. Gelecek kuşakların haklarını da gasp ediyor. Türkiye tarihinin yüksek borçlanma dönemini yaşıyoruz. Sadece kamu değil özel sektör borçlanması da artmış durumda. İşsizlik sigortasına el atarak garanti fonundan kredi musluklarını açarak Türkiye’yi borç batağına sürüklüyorlar. Bu aldıklarını da yandaşlara aktarıyorlar. Bu aktarmanın sonucunda ekonomi bundan çok daha kötü bir yere sürüklenecek. Bu nedenle diyor ki ‘OHAL’i uzatmaya devam edeceğiz.’ Biz de diyoruz ki sen de merak etme 24 Haziran’da seni süpürmeye devam edeceğiz.”

Artık AKP’li 'Kürt vekil' olmayacak
 Meclis Genel Kurulu’nda önceki gün HDP’li Meral Danış Beştaş’ın “Kürt illeri” ifadesini kullanması sonrası Meclis Başkanı İsmail Kahraman’ın sarf ettiği sözleri de eleştiren Temelli, şunların altını çizdi: “Meclis Başkanı bağırıyor, ‘Kürt illeri dedirtmem’ diyor. Yahu senin Kürt milletvekillerin var. Onlar ne diyorlar, sabahları sana ‘rojbaş’ diyorlar. Senin kulağın duymuyor ‘bonjour’ sanıyorsun. Tabi onlar Kürt sorununa Fransız yaklaştıkları için normal. Bunlar tarihteki son Kürt AKP vekilleri. Bundan sonra böyle bir şey olmayacak. Sizin Kürt illerindeki tabelalarınızı bile kargo şirketleri asacak, çünkü orada size oy verecek tek bir Kürt olmayacak. Siz Kürt düşmanlığı yaparak Kürt illerini yok sayarak, Kürdistan lafından irkilerek var oldukça bir daha Kürdistan’a ayak basamayacaksınız. Madem Mersin’den kurt işareti yaptınız sizin sınırınız Osmaniye’dir.”

 ANKARA



24 Haziran’da son vereceğiz

24 Haziran’da yapılması öngörülen baskın seçime dair değerlendirmelerde bulunan Temelli, alınan seçim kararını “panik seçim” şeklinde yorumlayarak, şöyle devam etti: “Seçimlere gidiyoruz. Panik seçimler. Bir an önce yapılsın yangından mal kaçıralım seçimleri. ‘16 Nisan’da oyları çaldık kılıfı hazırladık işi bir an önce bitirelim’ diyorlar. Evet bu iş bitecek. Çöktürme planlarınız, OHAL’leriniz, zulmünüz 24 Haziran’da son bulacak. Bizler savaş karşıtları, emek demokrasi güçleri bizler Newroz’da 1 Mayıs’ta yan yana geleneler bu işe 24 Haziran’da son vereceğiz. Bugün Türkiye bir yönetim krizi yaşıyor. 16 Nisan’daki Anayasa değişikliğinin tek maddesi uygulandı ve Partili Cumhurbaşkanlığı. Onun yarattığı krizle Türkiye baş edemiyor. Bir konuşuyor ‘Cumhurbaşkanıyım’ diyor, bir konuşuyor ‘AKP Genel Başkanıyım’ diyor. Cevap veriyoruz bütün arkadaşlarımız hakaretten yargılanıyor. Bu tehditlerden korkup sana cevap vermeyeceğimizi sanıyorsan yanılıyorsun. En güzel cevabı da 24 Haziran’da vereceğiz.



 Soykırım 103 yıldır inkar ediliyor

Ermeni Soykırımı’nın yıl dönümü vesilesiyle kurbanları anan Temelli, “Bugün 24 Nisan. Bundan tam 103 yıl önce 1915’te siyasetçi, gazeteci, sanatçı ve aydın sırf Ermeni oldukları için Çankırı ve Ayaş’a sürüldüler ve sonra da katledildiler. İttihatçıların sonradan çıkardığı yasayla da Anadolu’da katledildiler. Hep beraber kaybettik. Bunun acısı hala sürüyor. Bazı yaralar kapanmaz. Ermeni Soykırımı 103 yıldır inkar ediliyor. Bu soykırımcı gelenek sürdükçe bu ülkede nefret söylemi de ayrımcılık da devam edecek. Bugün Kürtlere karşı uygulanan ayrımcılığın referansı 1915 Ermeni Katliamı’dır. Biz bununla yüzleşmezsek bu topraklarda ve bu Meclis’te yüzleşmezsek bu yara hiçbir zaman kapanmayacak” diye konuştu.



7 gün 24 saat çalışmak

Seçim güvenliği konusunu ihmal etmememiz gerekiyor. Bizler yerel seçim güvenliği meclisleri oluşturmalıyız. Bu seçim bizim demokrasi ve barış mücadelemizin önemli bir uğrağı. Tüm halklarımızla mahallelerde seçim güvenliği meclisleri var edelim. Bu meclisler sandıklara sahip çıksın. Hep birlikte oyumuza sahip çıkalım. Sırf seçim aritmetiği için değil geleceğimiz için. Çünkü bunlar sadece oylarımıza değil irademize de göz koyma derdinde. Bu işin şifresi 7 gün 24 saat çalışmak. Işıklarımız sönmeyecek. 7 Haziran’da yarım bıraktığımız işi de 24 Haziran’da tamamlayacağız. Kendi adayımızla gireceğiz emek ve demokrasi güçlerinin sesi olacağız. Türkiye’nin adayı ile gireceğiz. Türkiye partisi olduğumuz için Türkiye adayı ile gireceğiz. Biz hakikatin sesiyiz. Güçlü adayla gireceğiz. Çünkü bizim programız güçlü. Biz bu programı halklarımızla beraber mücadele tarihimizle yazdık. Biz Türkiye’nin önünü açan partiyiz. Bu programı hayata geçirmek için hep birlikte çalışacağız. 7 Haziran’dan çok daha güçlü bir şekilde parlamentoda olacağız.”



Sokağa çıkma hazırlığı 



Özgürlük Meclisleri ile sokağa inme hazırlığındaki Memleket Biziz İnisiyatifi’nin çağrıcılarından Veli Saçılık, “Bir tane adam çıkmış 'Memleket benim' diyor. Biz de diyoruz ki, halklar olarak Memleket Biziz” dedi.
Türkiye’nin sürüklendiği uçuruma karşı içerisinde toplumun farklı kesimlerinden çağrıcıların yer aldığı Memleket Biziz İnisiyatifi, Ankara'da gerçekleştirdiği “Özgürlük Buluşması” ardından sonuç bildirgesini açıkladı. Memleket Biziz’in hedefinde "Mevcut iktidarın gayrimeşruluğunu teşhir etmek ve tek adamı durdurmak" var.
İnisiyatifin imzacılarından biri de 2000’li yıllarda cezaevi operasyonlarında kolunu kaybeden ve 2016 yılında başlayan eylemlerden sonra Yüksel Caddesi direnişlerinin simge ismi haline gelen Veli Saçılık. Saçılık, bu oluşumun ortaya çıkış nedeni ve amaçlarına dair Mezopotamya Ajansı’na (MA) değerlendirmelerde bulundu. Memleket Biziz için “sivil bir direniş örgütü” tanımlamasında bulunan Saçılık, "Biz buna Özgürlük Buluşması diyoruz. Sivil alandaki insanlara, genel topluma bir çağrı yapmak gibi bir yerde durmak istedik. Sokağa çıkarken hep beraber özgürlük şarkılarını söyleyeceğiz. Hep beraber mücadele edeceğiz. Tutuklu vekillere özgürlük, üniversitelere özgürlük, işçilere, akademisyenlere özgürlük diyeceğiz. Yani herkes kendi alanında özgürlüğü örgütleyecek. Özgürlüğü genel bir toplumsal söylem haline getirmeyi amaçlıyoruz” diye konuştu.

Özgürlük Meclisleri 
İleriki günlerde ise Özgürlük Meclisleri' kuracaklarını paylaşan Saçılık, sonrasında “Diktatörlük Değil, Özgürlük İstiyoruz” şiarıyla sokağa ineceklerini kaydetti. Saçılık, "Amacımız Taybet ananın acısı ile Berkin Elvan'ın annesinin acısını birleştirebilecek toplumsal bir mutabakat sağlamak" dedi.

Saldırının ne olduğunu biliyoruz
 Toplumsal alanı harekete geçirmek ve örgütsüz kesimlere ulaşarak örgütleme alanını geliştirmek için sahaya ineceklerini vurgulayan Saçılık, şunları söyledi: "Toplumsal alanı harekete geçirebiliriz. Biz yapılan saldırının ne olduğunu biliyoruz. Yani Halkevi şubelerinin kapatılması ile Özgürlükçü Demokrasi Gazetesi'nin kapatılması, matbaasına el konulması, çalışanlarının tutuklanmasının aynı saldırının bir ürünü olduğunu biliyoruz. Yine kamu emekçilerinin işsiz bırakılması gibi. Hepsini yapanın tek amacı var. Biz de bu tek amacı olanlara karşı tek vücut olup, örgütsüzleri örgütlemek için sahaya çıkacağız."

Bunu başaracağız
Diktatörlüğe karşı özgürlük mücadelesi vereceklerinin altını çizen Saçılık, "Çünkü burası mücadele etmek isteyenlerin bir arada olduğu bir oluşum. Bunu başaracağız" ifadelerini kullandı.
 Saçılık, "Bir tane adam çıkmış 'Memleket benim' diyor. Biz de diyoruz ki, halklar olarak Memleket Biziz! Yani bu memleketin üzerinde yaşayan tüm halklar diyoruz ki; memleketin her şeyi biziz. Bu argümanla yola çıktık. Biz toplumun her kesimine özgürlük istiyoruz” diye ekledi.



Ortak aday görüşmeleri

HDP dışında kalan partilerin cumhurbaşkanı seçimi için ortak aday arayışları sürüyor. Ortak adaylık için ismi geçenlerle şimdiye kadar birden fazla görüşme gerçekleştirildi. Ortak adaylık için ismi geçenlerden biri de Abdüllatif Şener.
HDP dışındaki muhalefet partilerinin ortak aday arayışları ve görüşmeleri sürüyor. Ortak aday çıkarılmadığı taktirde her partinin seçimlere kendi adayı ile girmesi ve ikinci turda en yüksek oyu alan muhalefet adayının diğer partiler tarafından desteklenmesine yönelik ağırlıklı bir görüş hakim. Özellikle CHP’nin başını çektiği muhalefet partileri hem kendi aralarında hem de aday olması muhtemel isimler ile bu konuya ilişkin birden çok görüşme gerçekleştirdi. İyi Parti ve Saadet Partisi ile yapılan istişarelerde eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül yine eski Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener gibi AKP kökenli şahısların ismi ön plana çıktı.

Gül ve Şener ile temas
Saadet Partisi üzerinden Abdullah Gül ile temas kurulurken, CHP de alternatif kanallar üzerinden Abdüllatif Şener ile şimdiye kadar bir kaç görüşme gerçekleştirdi. Abdullah Gül’ün Erdoğan karşısındaki ürkekliği ve açık muhalefetten kaçınma tutumu, CHP’de “İlla AKP kökenli bir ortak aday olacaksa o zaman Abdüllatif Şener olsun” görüşünün ağırlık kazanmasına neden oldu. Şener ile yapılan görüşmelerde de Şener, teklife sıcak baktı.

Bu hafta netleşiyor
Siyasi partiler kendilerinden doğru bir aday öne sürdüklerinden diğer partilerin de adayları gündeme geldi ve görüşmeler sonuçsuz kaldı. Bu yüzden muhalefet partilerinin dışındaki adaylar ön plana çıkmaya başladı. Edinilen bilgilere göre bu konuda tutumu önem kazanan CHP, bu hafta içerisinde yapacağı il başkanları toplantısında tutumunu netleştirecek. Kimi kaynaklar, CHP’nin kendi adayının dışında Şener seçeneğine sıcak baktığını belirtiyor. İyi Parti kongresine katılan, son zamanlarda Kürt seçmenlere sıcak mesajlar veren Şener’in isminin bu yüzden ön plana çıktığı ve diğer kesimlerden destek görebileceği hesaplanıyor.

HDP dışında duruyor
Bu arada, HDP ile de kimi kanallar üzerinden yapılan görüşmelerde HDP’nin dahil olmadığı bu süreçte belirlenecek olan ortak adaya destek vermesi istendi. Ancak HDP içinde bulunmadığı bir sürecin parçası olmayacağını belirterek kendi adayı ile cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılacağını bildirdi.
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

HABER | KÜLTÜR-SANAT | KADIN | TOPLUM-YAŞAM | DİZİ | FORUM | DÜNYA | KURDÎ | KIRMANCKÎ | YAZARLAR | POLİTİKART | İLETİŞİM | KUNYE | REKLAM
Telefon:+ 49 6102 367690    Fax: + 49 6102 367696     Bilgi:info@yeniozgurpolitika.org     Haber:haber@yeniozgurpolitika.org
© 2016 Yeni Özgür Politika. All rights reserved.

Yorumlar